14 Nisan 2017 Cuma

İnsan Totosunun Üstüne Düştü Diye Ölür Mü Mien, Saçmalama!

Hastalık hastası mı dersiniz, evhamlı mı, kuruntulu mu? Ben hangisi olduğunu çözemedim, hiçbirine tam olarak uyduğumu sanmıyorum. Kendimi bildim bileli böyleydi bu.

Memişlerim daha yeni yeni büyümeye başladığında, hassastı ve acıyordu normal olarak. "Neden acıyo bunlaaar, kanser mi oldum yoksaaa?" diye deli gibi ağladığımı hatırlıyorum. Annem zor sakinleştirmişti. Yine böyle küçüğüm daha regl bile olmamışım, (hala eritemediğim) göbeğim çıkmaya başladığında "Hamile miyim yoksa ben? Ama ben nasıl doğururum? Daha 11 yaşındayım yaaa" diye günlerce uyuyamayıp, sonunda anneme söylemiştim yine. Kadıncağız bana 'üreme nasıl gerçekleşir?' adlı kısa bi konferans vermek zorunda kalmıştı. Kuş gribini duyduğumda ortaokuldaydım ve "Yaaa ben bugün tavuk döner yedim dershanede, bir şey olur mu!??" diye annemle ananemi kurutmuştum.

Başım mı ağrır, hemen tümör falan var zannederdim. (Migren teşhisi koyulduktan sonra anladım gerçi neden baş ağrımı bu kadar abarttığımı. Normal bi ağrı değil.) Kulağımın ağrıdığı bi dönem olmuştu, iltihap kaptığı için. "Kulak zarıma zarar vercek, sağır olcam galiba" diye ağrım geçene kadar sızlanıp durmuştum. Bi keresinde de reglim gecikmiş, sonrasında da normal gitmeyen bir şeyler olmuştu, yine kanser olduğumu falan düşünmeye başlamıştım. Bi dönemde de ağrı kesici bağımlısı oldum sanıyordum. Zaman zaman, özellikle fazla sağlıksız beslendiğim günlerde, gece uyumakta zorlanıp, nefes darlığı çekiyorum veya çarpıntım oluyor. Farkındayım da yani sebebinin, kötü beslendiğim günlerde oluyor bu. Yine de korkudan bin bir düşünceye dalar, "Sabaha ölümü bulsalar bu yatakta.. Ev arkadaşım napar, annemler öğrenince neler olur, ah gencecik kız gitti derler arkamdan...." diye kara kara düşünür, saatlerce uyuyamam. Hele vücudumda bi yerde karıncalanma ya da uyuşma hissedeyim. Allaaaaaaaah!!!! "Kalp krizi olabilir mi bu? Ya da beyin kanaması?" diyip hemen ellerimi açıp kapamaya başlarım, hissedebiliyor muyum sinirlerimi diye. Bi haber okurum mesela, hemen benim de başıma gelirse diye düşünmeye başlarım.

Dün sabah markete giderken, gerizekalı Vans ayakkabılar yüzünden kaydım ve popomun üzerine oturup kaldım. Neyse ki kafamı, yüzümü falan çarpmadım bi yere. Ellerimden destek alayım derken, parmaklarım sürtüldü ve kanamaya başladı. Telefonumun ekranı da yere çarptı. Bi an rüyadayım falan sanıp kalkamadım yerden. Sonra anladım ki bildiğin yığılmışım, tam da otobüs geçiyordu, insanlar bakıyo içinden.. Ayy rezil olduğuma mı yanayım, canımın acısına mı!? Neyse, konumuz bu değil. Eve döner dönmez Vans ayakkabıları çöpe attım ciddi ciddi. Gün içinde sırtımda, kolumda, kafamda falan uyuşmalar hissettim ara ara. Gece yattığımda daha fazla hissediyor gibi oldum. Sonrası malum.. "Beyin travması mı bu yoksa? Ay allahım ev arkadaşım da yok, evde yalnızım. Ölüp kalsam kimsenin haberi olmicak. Ay kalkıp hastaneye mi gitsem? Ya bir şey olduysa.." diye diye saat sabahın 4ü oldu. Sonra uyumuşum biraz, sabaha uyanabildiğime şükrettim.

Vücudumda ufak bi değişiklik sezsem, hemen kötü düşünüp araştırmaya başlıyorum. İnternette 'gözümün üstünde kaş var, ne yapabilirim?' yazsan bile, çıkan yorumlardan öleceğini falan düşünüyorsun malum. Bakmayayım diyorum, duramıyorum da..

Hastalık hastaları gibi, 'doktor bey, sabah bi kez tıksırdım, iki kez öksürdüm, ameliyat mı gerekir?' diyen, iyice manyaklaşıp, idrarını, dışkısını kontrol edip duran, doktor bir şey olmadığını söylediği halde kendi kendine teşhisler koyup inanmayan, farklı doktorlara giden biri değilim. Kocaman ilaç çantalarıyla gezmem. (Sadece apranax♥) Bu sayılanların aksine doktora gitmeye çekiniyorum, en son ne zaman gittiğimi bile hatırlamıyorum. Dışkımı falan kontrol etmiyorum, öğkk!!

Evhamlı tipler gibi, 'Ay pencereyi kapat, cereyan yapabilir. Aman atletsiz çıkmayayım. Dur hava soğuk kat kat giyineyim. Duştan sonra hemen saçımı kurutayım hastalanırım vs' diyecek kadar da takıntılı değilim. Bunları hiç düşünmem bile mesela.. Ki zamanında sigara kullanan biriydim, alkol kullanırım ve alkolle ilaç almışlığım bile vardır. Aşırı takıntılı olsam bunları yapamazdım sanırım. Sadece küçücük bile olsa, farklı bir şey hissettiğimde, kaygısız ve umursamaz halim gidiyor, yerine yukarıda saydıklarım gibi endişeli ve kaygılı bi Mien geliyor.

Ailemde de böyle takıntıları olan biri yoktur, ama neden ben böyle hemen en kötüsünü düşünmeye başlayan bi birey oldum bilmiyorum. Sanırım bu işi çözmeye başlamanın ilk adımı, internetten kendi kendine teşhisler koymamak.
Mien

1 yorum:

  1. Merhaba! :)

    Yaşam denilen şey zaten hali hazırda insanın önüne çeşitli engeller çıkarıyor. Bunlara ilaveten bir de kendi kendimize yeni engeller yaratmasak sanki daha iyi olur :)

    Güzel günler dilerim!

    YanıtlaSil