31 Ağustos 2016 Çarşamba

Hoşgeldin 23!



Bugün, dünyaya gelişimin 23. yılına ayak bastım.
14-15 yaşlarımdayken sorsanız, 23 yaşımı çok daha farklı hayal ederdim. Üniversiteden mezun olduğumu ya da son senesinde falan olduğumu düşünürdüm muhtemelen.. Ama ben daha bölümümün ikinci senesine başlıcam. 
Bugün içimde o sikimsonik geç kalmışlık hissi var yine. Zaman zaman geliyor bu his.. Ya Mien alt tarafı 2 sene falan desem de, ah o 2 senede yüksek lisans yapılır diyip karalar bağlıyorum. Ay hele bi de lisedeki sınıf arkadaşlarımın mezuniyet, nişan fotoğraflarını falan görünce ÇÜŞŞ, onlar mı aceleci ben mi geç kaldım diye düşünüp duruyorum.
Aman Mien, nerden çıktı bu karamsarlık şimdi, git ananaslı,bademli doğum günü pastandan biraz daha ye :P

Dipnot: Ya bi de şey sorunsalı var. Tamamladığım yaş 22, girdiğim yaş 23 ya. "Kaç yaşındasın?" sorusuna hangi cevabı vereceğimi bilemiyorum :/ ben 22 dicem ya, hemen yaşlanmak istemiyorum.
Mien

26 Ağustos 2016 Cuma

Trendeki Kız (The Girl On The Train) | Paula Hawkins

Her gün önünden geçtiğiniz evlerde aslında neler oluyor?

Bundan 2 ay önce, çok satanlar kısmında gördüğüm ve kapağı sayesinde dikkatimi çeken bir roman bu. Okuyalı çok oldu ama bloga yazamamıştım. Kitabın arka kapağını okur okumaz, büyük bir beklentiyle aldım kitabı.
 





Rachel her gün aynı trene binip aynı çifti izliyordu. Çiftin başına gelenleri bütün ülke duyduktan sonra, hayatlarına dahil olmaya karar verdi.









Garip bi havası vardı ve sonunda şaşırttı ama beklentimi çok da karşılamadı. Konusu gerçekten güzeldi ama ne bileyim, kitap biraz sıkıcıydı sanki. Demek istediğim, tahmin ettiğim kadar sürüklemedi beni.

Kitapta ana karakter Rachel'ın dışında, Megan ve Anna adında iki kadın daha var. Üçünün hayatları bir şekilde kesiştiği için, olay üçünün ağzından ayrı ayrı bölümler halinde anlatılıyor.
Aslında ısınamamamın sebebi, Rachel'ı çok fazla sevememem olabilir. Neden kendini bu kadar değersiz ve basit gördüğüne kızıp durdum. Alkol konusundaki iradesizliğine, hayatını düzene sokamamasına, gurursuzluğuna.. O şişe şişe şarapları yuvarlarken, ben mide bulantıları çektim :D


Ekim'de filmi de geliyormuş. Kitapla ne derece birebir olur bilemiyorum. Oyunculara baktığımda, Rachel pek de kitapta betimlenen karaktere uymuyor, aksine Megan tam da hayal ettiğim gibi :D


Dipnot: Görsel, Şiirsel Hisler'den alıntıdır. Kendim böyle güzel fotoğraflar çekemediğim için, hunharca Google'da arayıp buluyorum.Gerçekten harika değil mi?😍
Mien