31 Aralık 2016 Cumartesi

2016 Ziklentileri vs 2017 Beklentileri

2016'nın son gününde, 2016'yı değerlendirip, 2017'deki beklentilerimizden konuşalım mı biraz?

2016 benim için çok güzel geçmedi ne yazık ki. Teyzemi acımasız bi şekilde alması, zaten sayısı çok olmayan güzel anları da silip attı. Sadece 1 yıl daha yaşlandım, sorumluluklarım bilmem kaç kat daha arttı, gelecek kaygısı biraz daha kafamı meşgul etmeye başladı ve epey kilo aldım:((

Eski yazılarımı sildiğim için bakamıyorum ama 5-6 maddelik bi "2016 Beklentilerim" yazım vardı sanki.. Para biriktirmek istiyordum, yapamadım. Karın kaslarımı çıkarmak yerine göbek yaptım(ciğerim yanıyooooo) Alkol ve sigarayı bırakacaktım, sigarayı başardım, alkolü de %99 azalttım. (Başarılı olduğum bi madde varmış yihuu!!) Bloga zaman ayıracaktım, o da fos..

2016'nın yılbaşı partisini anlatmıştım, bilmem hatırlar mısınız, boynuzlanmıştım! O yüzden mi bu derece sikimsonik geçti bu yıl bilinmez ama, yine de hayata tutunmaktan vazgeçmeyip, yılmadan, yıkılmadan "2017'de yapılacak 23 şey" listesi yaptım. (Neden mi 23? Çünkü 23 yaşımı tamamlıcam bu yıl hehehe ne zekice....)  

Listem ütopik şeylerden oluşmuyor ve kısa vadeli, bu yüzden gerçekleştiricem, ümitliyim! Bloga zaman ayırma maddesi 2017'de de var ahshasah ve bu defa olcak arkadaşlar. 😀 (ay ifadeler gelmiş yaaaa)

Bu sene yılbaşını evde kutluyoruz: me, myself and I... Evet hayatımda ilk defa bildiğin tek başıma ve evde yeni yıla giricem. Bu yüzden akşamım dışarıda eğlenenlere hasetlenip, sallayarak geçicek AHAHAHAHAHA :((((

"Her şey güzel olsun, hayalleriniz gerçek olsun" bla bla bla klişeleriyle kimseyi sıkmak istemiyorum, çünkü her şey güzel olmuyo maalesef..


2017;
acı kayıplar yaşamadığımız,
zorluklara dimdik göğüs gerdiğimiz,
gülmekten yüz kırışıklıklarımızın biraz daha arttığı,
hayatımıza girecek onlarca yeniliği en iyi şekilde değerlendirdiğimiz,
kendimizi görmek istediğimiz noktaya biraz daha yaklaştığımız
bi yıl olsun. Öptüm canıms!


Mien

25 Kasım 2016 Cuma

Mien Geri Döndü!

Ay kaç kez şu 'Geri Döndüm' başlıklı yazılardan yazdım sayamadım bile. Blog yazılarımı sıfırladığım için de bakamıyorum şimdi. Aman her neyse döndüm neticede.. Zaten 2 aydan daha fazla uzak kalamıyorum buralardan. Kimse okumasa da klavye aracılığıyla içimi dökmeye devam edicem arkadaşlar :D

2 aydır neler mi yapıyorum? Çok hoş şeyler olmadı aslında. Eylül ayının sonlarında, teyzemi kaybettik. Annemin en yakın arkadaşı, 37 yaşında, hayat dolu bir kadın, kendi evinin salonunda, eski kocası tarafından öldürüldü. Doğum gününden 1 hafta önce.. Kızları doğum günü sürprizini planlarken, toprağına sarılabildik sadece. Yazıp yazıp siliyorum, sanırım çok fazla konuşamayacağım bu konuda. Hala inanamadığım anlar bile oluyor çünkü. Buz gibi tenine dokunup ağlamamışım gibi, mezarının başında ismini görmemişim gibi. Sanki memlekete döndüğümde o hala orada olacakmış, kahkahalarıyla kulaklarımı çınlatıcakmış gibi..

Teyzemi toprağa verdikten 10 gün sonra okulum başladı, İzmir'e döndüm. Kendime nefes almaya bile vakit bulamayacağım bi ders programı yaptım. Yükseltmek için birinci sınıftan 3 ders aldım. Bu dönem de 6 dersim var, yani toplam 9 dersle uğraşıyorum. Her gün birine koşup, her akşam ve hafta sonu onlarla cebelleştiğim için kendime çok fazla vakit ayırmadım açıkçası.. Boş vaktim olsa da kitap okuyup film izlemekle falan dolduruyorum. Çünkü hiçbir iş yapmadığımda dönüp dolaşıp aklıma geliyor, sonra bi ağlama seli...

Vize haftasındayız. Haftaya bugün bitiyor ve sonra Ankara'ya kuzenlerimi görmeye gidicem bi aksilik çıkmazsa.

Kısacası son zamanlarda hep ders çalışıyorum ya da bir şeyler okuyup izliyorum işte. Ve artık küçük, saçma sapan şeyleri dert etmiyorum kendime. Telafisi olmayan şeyler zaman ve insan canı sadece. Bunlar dışında her şey çözülür. Basit şeylere takılmadan, sevdiklerinizle anı yaşamaya bakın.

Öperim!

Mien

26 Eylül 2016 Pazartesi

Tavsiye:Nadir Kitap ♥

Bugün belki bir kısımınızın bildiği, ama çoğu kişinin bilmediğini tahmin ettiğim bi siteden bahsedicem: nadirkitap.com 

Harry Potter serisine tekrar başlamayı düşündüğümde, elimdeki eksik HP kitaplarını da tamamlamaya karar verdim. Elimdekiler eski basım olduğu için, hepsinin o şekilde olmasını istedim. Bknz:


Ama bunlar artık satışta değil. Belki biliyorsunuzdur, HP kitaplarının yeni kapak tasarımları artık şu şekilde:


Her neyse, asıl konuya gelelim. Ben o eski basım kitapların sıfırını bulamayınca, ikinci el olarak aramaya başladım. Nadirkitap'a denk gelişim bu şekilde oldu. 

Sıfır ve ikinci el kitaplar satan sahaflar ve kitapçıların yanı sıra, ilgilenenler için koleksiyon&efemera bölümü de var. 

Kitap fiyatları son derece uygun, arayıp bulamayacağınız kitap neredeyse yok. Birçok satıcıdan oluşan bu sitede sistem şu şekilde işliyor. Siz almak istediğiniz ürün/ürünleri seçtikten sonra ödemeyi yaptığınızda, paranız Nadirkitap'ta tutuluyor. 3 iş günü içerisinde satıcınız kitapları kargoya veriyor ve kargonuz size teslim edildiği an, Nadirkitap'taki paranız, satıcıya geçiyor. Bu yüzden bana güven verdi. 

Satıcıların profillerinde tüm bilgileri var, müşteri yorumları da dahil. Bu yüzden kontrol ederek almanız da kolaylaşıyor. Bir çoğu düşük bir ücretten sonra kargo bedelini kendileri karşılıyor. Kargo firmalarıyla anlaşmalı oldukları için de, indirimli gönderiyorlar zaten. 

Aynı şekilde, satın almak istediğiniz ürünün de tüm bilgileri ürün profilinde yazıyor. Yeni/ikinci el durumu, ikinci el ise 5 yıldız üzerinden kitabın durumunun nasıl olduğu vs.

Ben 3 farklı satıcıdan alışveriş yaptım fakat çok daha fazla satıcıya mesaj attım. Bir sürü soru sordum: kitabın durumu, bandrolü, kargo ücreti vs.. Mesajlara hızla ve ilgiyle cevap verdiler. Alışveriş yaptığım sahaf ve kitapçılardan gelen ikinci el kitaplarım, ikinci el demeye bin şahit istiyor. Hepsi tertemiz ve hızla geldi. 

Son derece memnun kaldığım ve her zaman sık kullanılanlarımda bulunacak bi site oldu. Sözü daha fazla uzatmıyorum, hemen siteye gidin diyorum.:)

Mien

31 Ağustos 2016 Çarşamba

Hoşgeldin 23!



Bugün, dünyaya gelişimin 23. yılına ayak bastım.
14-15 yaşlarımdayken sorsanız, 23 yaşımı çok daha farklı hayal ederdim. Üniversiteden mezun olduğumu ya da son senesinde falan olduğumu düşünürdüm muhtemelen.. Ama ben daha bölümümün ikinci senesine başlıcam. 
Bugün içimde o sikimsonik geç kalmışlık hissi var yine. Zaman zaman geliyor bu his.. Ya Mien alt tarafı 2 sene falan desem de, ah o 2 senede yüksek lisans yapılır diyip karalar bağlıyorum. Ay hele bi de lisedeki sınıf arkadaşlarımın mezuniyet, nişan fotoğraflarını falan görünce ÇÜŞŞ, onlar mı aceleci ben mi geç kaldım diye düşünüp duruyorum.
Aman Mien, nerden çıktı bu karamsarlık şimdi, git ananaslı,bademli doğum günü pastandan biraz daha ye :P

Dipnot: Ya bi de şey sorunsalı var. Tamamladığım yaş 22, girdiğim yaş 23 ya. "Kaç yaşındasın?" sorusuna hangi cevabı vereceğimi bilemiyorum :/ ben 22 dicem ya, hemen yaşlanmak istemiyorum.
Mien

26 Ağustos 2016 Cuma

Trendeki Kız (The Girl On The Train) | Paula Hawkins

Her gün önünden geçtiğiniz evlerde aslında neler oluyor?

Bundan 2 ay önce, çok satanlar kısmında gördüğüm ve kapağı sayesinde dikkatimi çeken bir roman bu. Okuyalı çok oldu ama bloga yazamamıştım. Kitabın arka kapağını okur okumaz, büyük bir beklentiyle aldım kitabı.
 





Rachel her gün aynı trene binip aynı çifti izliyordu. Çiftin başına gelenleri bütün ülke duyduktan sonra, hayatlarına dahil olmaya karar verdi.









Garip bi havası vardı ve sonunda şaşırttı ama beklentimi çok da karşılamadı. Konusu gerçekten güzeldi ama ne bileyim, kitap biraz sıkıcıydı sanki. Demek istediğim, tahmin ettiğim kadar sürüklemedi beni.

Kitapta ana karakter Rachel'ın dışında, Megan ve Anna adında iki kadın daha var. Üçünün hayatları bir şekilde kesiştiği için, olay üçünün ağzından ayrı ayrı bölümler halinde anlatılıyor.
Aslında ısınamamamın sebebi, Rachel'ı çok fazla sevememem olabilir. Neden kendini bu kadar değersiz ve basit gördüğüne kızıp durdum. Alkol konusundaki iradesizliğine, hayatını düzene sokamamasına, gurursuzluğuna.. O şişe şişe şarapları yuvarlarken, ben mide bulantıları çektim :D


Ekim'de filmi de geliyormuş. Kitapla ne derece birebir olur bilemiyorum. Oyunculara baktığımda, Rachel pek de kitapta betimlenen karaktere uymuyor, aksine Megan tam da hayal ettiğim gibi :D


Dipnot: Görsel, Şiirsel Hisler'den alıntıdır. Kendim böyle güzel fotoğraflar çekemediğim için, hunharca Google'da arayıp buluyorum.Gerçekten harika değil mi?😍
Mien