3 Şubat 2017 Cuma

Tatil tatil diye bunu mu bekledim ben!?

Sırtımdaki final yükünü çoktan atıp, baya hafiflemiş bi şekilde geri geldim! En son baya sıkıntılı yazılar yazmışım. O haftayı bomboş bi şekilde tamamladıktan sonra, cumartesi gecesi annem geldi. Bu benim için moral kaynağı olduk. O akşam annemle oturduk, muhabbet ettik, gülüştük falan derken gece hoşlandığım beyin clubta kızlarla snaplerini gördüm! Ay içimden kalkan öküz geldi yine oturdu. Huzursuz bi gece ve yarım yamalak bi uykudan sonra pazar sabahına 5'te hortladım. Ders çalışma programımı falan yaptım ve saat 10'a kadar güzel çalıştım. Annem uyuyordu, yol yorgunu diye rahatsız etmek istemedim. Sonra ananem aradı ve çok yakın bi aile dostumuzun kalp krizi geçirdiğini, durumunun ağır olduğunu söyledi. Hemen annemi uyandırdım, o da arayıp ayrıntılı bilgi aldı. Çok geçmeden de ne yazık ki ölüm haberini aldık. Annem hemen ilk seferle geri döndü Kütahya'ya. Günün kalan zamanı ağlayarak ve iç sıkıntılarıyla geçti.

Salı günü annem tekrar geldi İzmir'e. Benim de sınavlarım başlamıştı. 2 hafta sınavlarla boğuştuktan sonra, sağ salim çıktım. Alttan yükseltmeye aldığım 3 dersi de yükselttim. (Bkz.: AA,AA,BA) Şu an açıklanmayan 2 sınav sonucum daha var ama onlardan da geçtim diye düşünüyorum.

Geçen cuma son sınavımdan sonra annemle keyif akşamı yapalım dedik. 3 bölüm Aşk-ı Memnu, çay, çerez, lak lak derken, bi anda annemin panik atak nöbeti geldi. Saat gecenin 2'siydi. Uzun zamandır nöbet geçirmediği için, ne yapacağımı bilemedim. Aklıma hep kötü şeyler gelmeye başladı ve bi gecede 10 yıl yaşlandım. Hemen taksi çağırıp hastaneye götürdüm annemi. Orda doktor kontrolünden sonra biraz dinlendi. Eve geldiğimizde saat 4'e geliyordu. Annem hemen uyudu, ben tabi ki huzursuzluktan uyuyamadım, bekledim. 9:30'da Kütahya'ya dönüş biletimiz vardı, annem uyandığında kötü olursa gitmeyelim diye düşünüyordum. Saat 6'ya doğru uyuyakalmışım. 7'de annem uyandırdı ve neyse ki iyiydi.

Yarın tam 1 hafta olacak geleli. Tatilde şunu yapcam, bunu yapcam diyodum ama geldiğimden beri kardeşim ve kuzenimle iskambil oynamaktan başka bir şey yapamadım. Kuzenim bugün Ankara'ya döndü, kardeşimin de pazartesi okulu başlayacak. Belki o zaman yaparım. Şimdi biriken blog yazılarını okumaya gidiyorum. Öperim! ♥

Mien

12 Ocak 2017 Perşembe

Finallere Doğru

Son zamanlarda hayatımın boktan bi hal aldığını ve hiçbir şeye odaklanamadığımı söylemiştim geçenlerde. Geçtiğimiz hafta sonu tam da ders çalışmam düzene giriyor, tükenmişlik sendromunu kısmen atlatıyorum derken, cumartesi gecesi elimde şarap kadehi, yanımda bizim kızlarla Alsancak Gül Sokak mekanlarında kahkaha atarken buldum kendimi. Tabii cumartesi gecelerinden sonra, pazar sabahlarının ders çalışmak için pek de uygun olmadığını bilirsiniz. Kızlarla öğlen vakti kahvaltısı, sonra film saati, en sonunda hem hava almak hem kahve içmek için kendini dışarı atma derken akşam oldu. Kuzenim eve pizza söyleyip film saatine devam etmeyi planlıyordu ama ben 'bizim eve geçeyim, ders çalışmam lazım' diyip ayrıldım onlardan. Fakat o akşam içim öyle sıkıldı ki, şurada bahsetmiştim zaten, hiçbir şey yapamadım.

O gün de dahil 3 gün falan kendime gelemedim. Durduk yerde ağlama krizlerine girdim. Bunun sadece o olayla bağlantısı yoktu bence. Hayatın sırtıma yüklediği sorumluluklar da beni yıkıyor. Gelecek kaygısı kuyruk gibi nereye gitsem peşimde zaten. Bunların yorgunluğu ve stresi de mahvediyor beni.

Dün yavaş yavaş düzene oturmaya başladı derslerim. Hala tam anlamıyla odaklanamadım ama neyse ki cumartesi günü annem geliyor. O beni toparlar ♥

Mien